Erdemli Geçlik
01 Mart 2013 1:17
Yusuf Dede
Yusuf Dede Kuran Hayat Kitabıdır

KURAN HAYAT KİTABIDIR

Bismillahirrahmanirrahim

Hamd âlemlerin rabbi olan yüce Allaha. Salât ve selam onun Resulüne, ailesine ve ashabına olsun.

Kuran-ı Kerim bütün her şeyi kapsayan hayat kitabıdır. Genel olarak insanı konu alır. Kuran, insana başarı ve mutluluğa ulaştıracak yolları ve daimi karanlığa götüren yolları hatırlatır. Allah-u Teâlâ insanı yaratırken iyi ve kötüyü seçmesi için irade vermiştir. Kısacası insana bir türlü bağımsızlık vererek onu yeryüzünün halifesi kılmıştır. İnsan iradesiyle kendisini mutluluğa ulaştıran yolu seçecek ya da sonsuza kadar kendi karanlığında boğulacaktır. Allah-u Teala Hz. Âdem’ yarattığında ona iyi ve kötü olan her şeyi öğretmiştir. Hz. Âdem doğrunun hangi yol olduğunu biliyordu. Ondan sonra gelen nesiller kendi akıllarını ilah edinip farklı teoriler, ideolojiler ve farklı yaşam tarzları edinip Allaha karşı büyük şirk içine girmişlerdir.

Allah bazı kavimleri peygamberlere uymadıkları, sapkınlıklarını arttıkları için helak etmiştir, bazıları da peygamberlere ve kitaplara riayet etmişlerdir. Ama insanlar yine nankörlük yapmışlardır. Allah’ın gönderdiği elçilerin davetine birçoğu iltifat etmemiştir. Önceden elçilerin davetine uyanlar da daha sonra, gün geçtikçe sapıklığa ve bozgunculuğa eğilim göstermiştir. Kimileri de peygamberleri terk edip, onlara indirilen kitapları işlerine nasıl geliyorsa ona göre değiştirmişler, Allahın kitabına bir şeyler ilave etmişlerdir.

Allah-u Teala, Hz. Muhammed’i (s.a.v) Arabistan topraklarına, daha önceki peygamberler gibi aynı görevi yükleyerek göndermiştir. Onun asıl görevi tüm insanlığı bu dosdoğru yola davet ederek Allah’ın hidayetini kendilerine tebliğ etmekti. Allah’ın Resulü tüm insanlığı bir ümmet içinde birleştirdi. İşte bu çağrının kitabı Şerefli Kuran da Allahın Resulüne gönderdiği hidayet kaynağıdır. O’nda tüm aydınlık yollar belirlenmiştir.

“Allah sözün en güzelini, ayetleri güzellikte birbirine benzeyen ve mükerrer olarak gelen bir kitap şeklinde indirmiştir. Allah’tan korkanların ondan tüyleri ürperir. Sonra Allah’ın zikriyle kalpleri sükuna  kavuşur. İşte bu kitap Allah’ın rehberidir ve onunla dilediğine hidayet eder.’’(Zümer, 23)

Kuran bir rehberdir, hüdadır. Kuran rehber olma özelliği bakımından hidayeti sürekli kılar. İnsan bu rehberin içinde, ahiret hayatını kazanabilmesi için yapması ve yapmaması gereken davranışları, düşmanını ve düşmanıyla nasıl savaşacağını, kısacası insanın bütün hayatını Allah’ın emir ve yasaklarına göre nasıl şekillendireceğini bulur. Önceki kavimlerin neler yaptıkları, onların yaptığı kötü davranışların tekrar edilmemesi için sadece insanlara bir hatırlatmadır. Kuran, insanların kendi istek ve arzularına göre ortaya koyduğu ideolojilerin, teorilerin ve yaşam tarzlarının doğru olmadığını ve gerçek doğruya rehber ile ulaşabileceğini söylemektedir. O, rehberin de kendi olduğunu belirtmektedir.

“Elif Lam Ra . Bu Rablerinin izniyle insanları karanlıklardan aydınlığa çıkarıp, o güçlü ve övgüye layık olan Allahın yoluna iletmen için sana indirdiğimiz kitaptır.’’(İbrahim, 1)

“Ey insanlar işte size Rabbinizden bir öğüt, kalplere bir şifa ve inananlar için yol gösterici bir rehber ve rahmet (olan Kur’an) geldi.” (Yunus, 57)

Kur’an’ın bu ayette belirtilen özelliklerinden birincisi öğüt kitabı olmasıdır. Eşsiz merhamet sahibi olan Yüce Allah, emir ve yasaklarını öğüt şeklinde bizlere bildirmektedir. Buradan anlıyoruz ki ilahi hitapta, insanların kırmadan, incitmeden, güzel bir üslupla yapacakları kendilerine bir nasihat şeklinde sunulmaktadır. Örneğin; “Allah size emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. Doğrusu Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor.” (4,Nisa,58) ayeti, Allah’ın insanlara yönelik isteklerini öğüt şeklinde beyan buyurmasının güzel bir örneğidir. Kuran’ın öğüt, şifa, rehber ve rahmet kaynağı olmasının bütün insanlığa yönelik olduğu ifade edilmektedir. Böylece ilahi kitabın bütün beşeriyeti kucaklayan evrensel kural ve ilkeler sunduğu anlaşılmaktadır.

Kur’an-ı Kerim’in bir diğer özelliği de, hasta gönülleri tedavi eden manevi şifa kaynağı olmasıdır. Onun vasıtasıyla, mühürlenmiş, kilitli ve hasta kalpler; iman eden, toplumla dayanışma içerisinde olan, hidayet bulmuş, kinden arınmış, tertemiz kalpler haline dönüşür. Kur’an; iman ile uyuşmayan davranışları, şirki, ibadet ve tevbeyle; kin, haset ve düşmanlığı da sevgi, kardeşlik ve yardımlaşma duygularını tavsiye ederek iyiye yönlendirmektedir. Böylece zihinlerde, gönüllerde ve davranışlarda bulunan hastalıklar bu eşsiz yöntemle tedavi olmaktadır.

“Ansızın ve hiç farkına varmadığınız bir sırada, size azap gelmezden önce Rabb’inizden size indirilenin en güzeline uyun. ” (Zümer 55)

“And olsun Biz, Kuran’ı öğüt almak için kolaylaştırdık, öğüt alan yok mudur? ”  (Kamer 17).

Doğru hareket etmek isteyenler için bir öğüttür O. Bizim de bu öğüdü almamız ve anlamaya çalışmamız gerekmektedir. Kuran’a uyulmaması sonucunda şiddetli bir azabın bizleri beklediği hatırlatılmaktadır. Bu kitap, kendisini bir yaşam tarzı haline getirdiğimizde ise sonucunda başarı ve mutluluğun bizi bulacağını söyler.

“O’nu dosdoğru bir Kitap olarak indirdi ki katından gelecek şiddetli bir azaba karşı uyarsın ve iyi işler yapan müminlere de kendileri için güzel mükafat bulunduğunu müjdelesin. ” ( Kehf 2 )

Peygamber Efendimiz, Kur’an’a başvurmayan, istifade etmeyen, hayat kitabı olarak okumayan insanları, “Ey Rabbim! Kavmim şu Kur’an’ı terk edilmiş bir şey haline getirdi. ” (25/ Furkan,30)  diye Yüce Mevla’ya şikâyet edecektir/etmiştir.

Bu vesileyle Kur’an okumanın, anlamanın ve Kuran ile düşünmenin önemi ortaya çıkmaktadır. İstifade amaçlı, düşünme amaçlı, anlama ve uygulama amaçlı Kur’an okumaları; bize, ailemize ve toplumumuza yararlı olacaktır.

Yusuf Dede

 

Erdemli Gençlik

YORUMLAR
Bu Habere 2 Yorum Yapılmıştır.
  • Yasin Kuruçay diyor ki ;
    01 Mart 2013 21:34

    çok güzel bir yazı . Allah razı olsun

  • ecir diyor ki ;
    28 Mart 2013 22:04

    bu güzel ve anlamlı bilgilerin için teşekürlerimi sunar devamını beklerim