Erdemli Geçlik
» 
“Her Çocuk Özeldir”
a aa
Tarih : 21 Nisan 2013 0:55
“Her Çocuk Özeldir”
reklam

Türkçe’ye “Yerdeki Yıldızlar” ismiyle çevrilen Taare Zameen Par, Aamir Khan’ın yapımcı, yönetmen ve oyuncu olarak bulunduğu bir eğitim sistemi eleştirisi filmidir. Film, dişleri bağımsızlık savaşı veren dislektik bir çocuğun idealist bir öğretmenle tanışmasıyla değişen hayatını konu ediniyor.

Ormandaki hayvanlar üzerinden yapılan meşhur bir teşbih vardır. Filmdeki temel vurgu da bu teşbihteki farklı türdeki hayvanların ortak müfredatla eğitilmesi neticesinde ortaya çıkan yıkımla ilgilidir. Hikâyede, uçma dersinde ayağı kırılan tavşan koşamaz hale, koşma dersinde tüyleri dökülen kuş uçamaz hale gelir falan filan. Sistemin en başarılısı da her şeyi yarım yapabilen yılanbalığı olur. Bu bağlamda filmin en öne çıkan sloganı, “her çocuk özeldir” olmuştur. Çünkü her çocuğun yetenekleri, eğilimleri, ilgi alanları farklıdır.

Filmin güçlü repliklerinden biri de “yarışmaya meraklıysanız, yarış atları yetiştirin”dir. Zira bu, hayvan ile insan yetiştirme arasındaki farkı idrak edemeyenlere kallavi bir cevap niteliğindedir.

Doğrusu film, tektipçi anlayışı da yerden yere vurmaktadır. Filmin sloganı da bunu gösteriyor. Örneğin, öğretmenin Hitler selamıyla verdiği ironik tepki, tektipçi ve totaliter zihniyete anlamlı bir mesaj niteliği taşıyor. Neticede insan denilen varlık, seri imalatla üretilen bir resim değil, usta bir ressamın yarattığı eşsiz bir tablo gibidir.

Öte yandan film, ebeveyn-çocuk ilişkisinde de ciddi eleştiriler sunan bir filmdir. Filmde ilgisiz bir ebeveyn vardır. Çocuğun ilgi alanlarını, yönelimlerini, fikirlerini, isteklerini, hayallerini pek önemsemez.

Dislektik olan Ishaan, sadece sorun büyüyüp sosyal bir boyut kazandığında, yani ucu kendisine dokunduğunda müdahale etmeyi gerekli gören ebeveyne sahiptir. Yani sorun son aşamasına gelince ailenin gündemine girer.  Aile, sürecin bütünüyle ilgilenme sorumluluğunu taşımak istemez. Bu yüzden, yaramaz ve tembel çocuklarını yatılı okula göndermekle sorunun hallolacağını düşünürler. Bir anlamda bencilliktir bu.

Aile aynı zamanda, totaliter bir yaklaşıma da sahiptir. Tek yönlü bir ilişki biçimi vardır. Aile çocuğun zihninde ve vicdanında bir etki bırakmak yerine, davranışlarını şekillendirmek ister. Çocuğu mekanik bir varlık olarak algılar. Ailenin çocuğu anlama çabası yoktur. Zira Nikumbh(the öğretmen), eve gelip babaya çocuğun sorununun temel sebebini sorduğunda, babanın cevap veremez duruma düşmesi bunu doğrulamaktadır. Zira daha önce sorunun sebebi ile değil, hep neticesiyle ilgilenmiştir çünkü.

Ailenin öz eleştiri sorunu vardır. Ishaan’a yaklaşımının farkında değiller. Aslında, ailenin yöntemi, büyük kardeşte işe yaramıştır. İshaan’da işe yaramıyorsa, sorun sistemde değil, Ishaan’dadır. Ailenin çıkardığı sonuç budur. “Anne Baba Biz Suçluyuz” ayarında bir aile yani.

Taare-Zameen-Par2

Film, Hollywood standartlarıyla kıyas götürmeyecek düzeyde iyi, vasatı aşan bir Bollywood filmidir. Bir kere film zengindir. Derinliklidir. Ağlak izleyiciler için de birebirdir.

Bollywood sinemasının müzik ve dans kültürüne aşina değilseniz, filmi uzun ve garip bulabilirsiniz. Ancak yapacak bir şey yok. Adamların kültürü böyle. Dram, gerilim, aksiyon, korku, komedi fark etmiyor, her türden filme dans-müzik koyabiliyorlar. Yalnız hakkını vermek lazım, bu filmdeki müzikler evrenselliği ucundan yakalamış gibi.

Bollywood ile Hollywood arasındaki temel farklardan biri, Hollywood filmlerinin insanın enerjisini tüketiyor olmasıdır. Bollywood filmleri ise tersine eneri verir. Hazır Hollywood’a giydirmişken şunu da söylemek lazım ki, bu filmi “Dead Poets Society” ile kesinlikle benzeştirmemek lazım. Zira yanından geçmez.

Yılların tecrübesi Amir Khan, bu filmle oyunculukta ne kadar usta olduğunu bir kere daha göstermiştir. Yönetmenliği de takdire şayandır. Tabii, oyunculukta daha öne çıkan isim Ishaan Awasthi rolüyle Darsheel Safary olmuştur. Darsheel, Bollywood’un Ronaldinho’su olmaya adaydır.

Her ne kadar yöntemi sorgulanabilse de çocuk eğitimine verdiği değer açısından takdiri hak eden bir filmdir. Aynı zamanda arşive atılması gereken filmlerdendir. Ufak bir torpille 10 üzerinden 9.1 puan verebiliriz.

Mehdi Ağaoğlu kritik etti

DİĞER FİLM KRİTİKLERİ HABERLERİ

    • Güneş Bir Mızrak Boyu Yükselince…

      Güneş Bir Mızrak Boyu Yükselince…

      Frank Darabont’un yazıp yönettiği The Shawshank Redemption Türkçeye Esaretin Bedeli ismiyle çevrilmiş. Aynı zamanda Stephen King romanı uyarlaması olan film, haksız yere hüküm giymiş bir mahkûmun hapishaneden...

    • Bir Diriliş Terapisi

      Bir Diriliş Terapisi

      Türkçeye Dövüş Kulübü adıyla çevrilen Fight Club, bir David Fincher klasiğidir. Romandan uyarlama olan film, şizofreni hastası bir insanın ilginç hayatını konu ediniyor. Fincher’ı The Game ve Se7en...

    • Bir Matrix Var Matrix’te, Matrix’ten İçerü

      Bir Matrix Var Matrix’te, Matrix’ten İ...

      Wachowski biraderlerin yazıp yönettiği The Matrix, makine-insan savaşımını anlatan distopik bir film. Aynı zamanda bir bilim-kurgu olan Matrix, sahip olduğu felsefi içerikle birlikte görsel ve düşünsel bir...

    • Se7en

      Se7en

      Se7en Film Kritiği David Fincher’ın yönettiği Se7en, yedi büyük günahı temsilen planladığı yedi cinayeti gerçekleştirmeye çalışan bir adamın dedektiflerce kovalanmasını konu ediniyor. Morgan Freeman, Brad...

    • İnce Kırmızı Hat(1)

      İnce Kırmızı Hat(1)

      “The Thin Red Line” oyuncu kadrosu, aldığı ödüller ve yönetmeniyle çekildiği dönemde dikkatleri üzerine çeken bir filmdir. Yönetmenlik koltuğunda Terrence Mallick’in oturduğu kalabalık oyuncu kadrosuna sahip,...

Bu habere hiç yorum yapılmamış.